KIRIKKALE EGITIMCILER FORUMU

  • Ana Sayfa
  • FORUM
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Giriş Yap
  • Kayıt
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
19 Mayıs 2012, 20:13:13

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



KIRIKKALE EGITIMCILER FORUMU > DÜŞÜNELİM EĞLENELİM > KISSADAN HİSSE > 3 Kıssadan hisse
Sayfa: [1]   Aşağı git
« önceki sonraki »
  Yazdır  
Gönderen Konu: 3 Kıssadan hisse  (Okunma Sayısı 295 defa)
hoca

Kıdemli Üye
***
Üye Puanı 283
Çevrimdışı Çevrimdışı
Üye No: 18
Mesaj Sayısı: 1346
Nereden: Ankara

900 Mesajina Toplam
1556 Kere Tesekkür Edildi
247 Mesajina Toplam
280 Kere Üye Puani Verildi

Üyelik Bilgileri
3 Kıssadan hisse
« : 03 Aralık 2009, 23:29:43 »

Bir küp altın; iki güzel insan

Geçmiş zamanın birinde bir adam, bir çiftlik evi yapmaya karar verdi. Bunun için güzel bir yer aradı ve aradığı yeri sonunda buldu. Araziyi sahibinden satın aldı. Hemen işe koyuldu. Önce kendine güzel bir ev, daha sonra hayvanları için bir barınak yaptı. Geri kalan arazi üzerine ise meyve ağaçları dikmeye başladı.

Bir gün arazide çalışırken kazmasının ucuna sert bir cisim takıldı. İçinden, "sert bir kaya parçası olmalı" diye düşündü. Ancak biraz daha kazdığında bir de ne görsün! Bir küp altın. Küpü bulunduğu yerden dikkatlice çıkardı. İçinden şunu geçirdi:

- Ben bu araziyi satın aldım; ama içindekileri satın almadım. Bu altınlar arazinin benden önceki sahibinin olmalı. En iyisi ben bu küpü ona teslim edeyim.

Adam hemen araziyi aldığı adamın yanına gitti ve durumu anlattı. Bu altın küpünü adama teslim etti. Adamı dikkatlice dinleyen arazinin eski sahibi şöyle dedi:

- Kardeşim, ben bu araziyi sana içindekileriyle beraber sattım. Bu altın küpü benim değil, senin. Çünkü arazi şu anda sana ait.

Karşı taraftaki adam ise altınları kendisinin alamayacağını söylüyordu. Aralarındaki bu anlaşmazlık uzayınca hakime gitmeye karar verdiler.

Mahkemeye vardıklarında durumu hakime arz ettiler. Hakim öncelikle toplumda böylesi insanların yaşadığı için Rabbine şükretti ve ardından her iki adama da bekâr çocuklarının olup olmadığını sordu. Adamlar şaşırmıştı. Konunun bekâr çocuklarla ne ilgisi olabilirdi ki?

Araziyi satın alan adam,

- Benim bir oğlum var, dedi.

Diğer adam ise,

- Benim de bir kızım var hakim bey dedi. Bunun üzerine hakim sözlerine şöyle devam etti:

- Efendiler! Sizin hakkınızda verdiğim hüküm şu: Çocuklarınızı birbiriyle evlendirin. Bu altınların bir kısmını da onlara düğün masrafları ve düğün hediyesi olarak harcayın. Bir kısmını kendi ihtiyaçlarınız için, geri kalan kısmını da Allah yolunda hizmette kullanın.

Her iki taraf da haklarında böyle bir kararın verileceğini akıllarının ucundan geçirmiyorlardı. Ancak bu karardan iki taraf da oldukça memnun kaldı. Çünkü bu sayede hem aralarındaki ihtilaf çözülmüş hem de akraba olmuşlardı. (Buhari, 3285; Müslim, 1721)

----------------------------------------

Köpeğe su vermesi affına vesile oldu

Eski zamanların birinde bir adam vardı. Adamın eşi çok rahatsızlanmıştı. Bir an önce köye bir doktor getirmesi gerekiyordu. Köy ile kasabanın arası epey uzaktı. Yürüyerek bir günden fazla sürüyordu. Her şeyini hazırladı ve eşine,

- Biraz daha dayan. Doktoru getirmeye gidiyorum. İnşallah şifa bulacaksın, diyerek yola koyuldu. Mevsim yazdı ve çok kavurucu bir sıcak vardı. Ama yapacak bir şey yoktu. Her şeye rağmen doktoru getirmesi gerekiyordu. Vakit öğle olmuştu. Yaklaşık beş saattir yürüyordu. Çok susadığını hissetti. Elini sırtındaki çantaya attı. Su matarasını aradı; ama bulamadı. Sonradan aklına geldi. Meğerse su matarasını aceleyle çıkarkan masanın üstünde unutmuştu.

Şimdi ne yapmalıydı? Şayet yola devam etse, daha çok yol vardı ve aşırı derecede susamıştı. Geri dönse bu kadar yolu boşuna gelmiş olacaktı. Bir de eşi acilen doktor bekliyordu.

- Allah’ım, Sen bana yardım et. Bana dayanma gücü ver, diyerek yola devam etmeye karar verdi. Bir yandan yürüyor, bir yandan da su arıyordu. Güneş, sıcaklığını iyice artırmıştı. Bu sırada ileride bir grup kuşun bir nokta üzerinde uçmakta olduğunu gördü. Çok sevindi. Çünkü büyük bir ihtimalle orada su olmalıydı.

Adımlarını hızlandırdı. O yere geldiğinde hakikaten de bir kuyu olduğunu gördü.

- Şükürler olsun Ya Rabbi, hiçbir kulunu susuzlukla imtihan etme, diye sevinçle dua etti. Su, güneşin de etkisiyle azalmıştı ve kuyunun dibindeydi. Kuyunun iç duvarlarına tutuna tutuna dibine indi. Oradaki sudan kana kana içti. Artık susuzluğu gitmişti. Hemen yola koyulmalı ve kasabaya varmalıydı. Kuyudan çıktı ve o sırada kuyunun etrafında susuzluktan dili dışarıya çıkmış ve kuyunun etrafındaki nemli toprakları yalayan bir köpek gördü.

Köpek, adamın gözlerinin içine bakıyor, adeta ondan kendisine su vermesini istiyordu. Adam, bu tablo karşısında dayanamadı. Tekrar kuyunun içine girdi. Kuyunun içine girmesine girmişti; ama köpeğe ne ile su verecekti. Aklına ayakkabısını çıkarmak geldi. Ayakkabısını çıkarıp suya daldırarak onu bir kap olarak kullandı. Şimdi de başka bir problem ortaya çıkmıştı. Kuyunun ipi olmadığı için elleri ve ayaklarına dayanarak kuyuya inip çıkıyordu. Ayakkabısını eliyle tutamayacağına göre "ne yapmalıyım" diye düşündü. Aklına ayakkabısını ağzına almak geldi. Bu şekilde ağzında ayakkabısı olduğu halde kuyunun dışına çıktı ve köpeğe su verdi. Çok zor olmuştu suyu çıkarmak ama olsun, değerdi.

Suyu içen köpek, doymamıştı. Çünkü ayakkabının içinde fazla su kalmamıştı. Ne kadar dikkat etse de suyun bir kısmı dökülmüştü. Aynı sıkıntılara tekrar katlanarak bir daha kuyuya indi ve köpeğe tekrar su verdi. Bu şekilde köpek tam doyana kadar birkaç defa daha kuyuya inip çıktı. Köpek doyduktan sonra da adam yoluna devam etti.

Adamın bu tavrı Cenab-ı Hakk’ın çok hoşuna gitmişti. Onun bu hareketinden dolayı günahlarını bağışladı ve öldüğünde onu cennetiyle mükafatlandırdı. (Buhari, 2334, 5663; Müslim, 2244; Ebu Davud, 2550)

-----------------------------------------

Ölüme terk edilen kedi

Çok eski zamanlarda yaşayan bir kadın vardı. Bu kadın adeta temizlik hastasıydı. Sabah olunca ev temizliğine başlıyor, akşama kadar temizliğe devam ediyordu. Evin herhangi bir yerinde bir toz görsün çileden çıkıyor ve sinir krizleri geçiriyordu. Bu gereksiz aşırı titizlik onun sinirlerini tahrip etmişti, etrafında adeta terör havası estiriyordu.

Annelerinin bu durumundan çocukları da iyice bıkmıştı. Çünkü evde istedikleri gibi oynayamıyorlardı. Bu yüzden kim bilir kaç defa annelerinden dayak yemişlerdi. Onlar için evin bir hapishaneden farkı yoktu.

Annelerinin olmadığı bir gün çocuklar sokaktan çok şirin bir kedi yavrusu getirdiler. Yavru kedi dışarıda üşümüştü ve karnı da açtı. Annelerinin hayvanlara karşı sert bir tutumu vardı. Çocuklar daha önce evde bir kedi beslemek istediklerini söylemişti. Ama o, buna şiddetle karşı çıkmıştı.

Aralarında düşünüp karar verdiler. Kediyi eve alacaklardı ve onunla biraz ilgilendikten sonra anneleri görmeden dışarı çıkaracaklardı.

Kediyi evlerine aldılar ve karnını doyurdular. Karnı doyan kedi çocuklarla oynamaya başlamıştı. Bu halde kediyle oynarken saatin çabucak geçtiğinin farkına varamamışlardı. Bu sırada evin her tarafı da dağılmıştı.

Annelerinin gelme saatinin yaklaştığını fark eden büyük kardeş, diğer kardeşlerine kediyi hemen evden çıkarmaları gerektiğini söyledi. Çünkü anneleri evin bu halini görmemeliydi. O gelmeden derhal evi temizlemeleri gerekiyordu.

Tam bu sırada kapı açıldı ve içeriye anneleri girdi. İçerinin dağınıklığını gören kadın öfkeden çılgına dönmüştü. Bir yandan bağırıp çağırıyor, öte yandan eline geçirdiği şeyleri çocuklarına fırlatıyordu. O esnada gözü yavru kediye ilişmişti.

- Demek bir de benden habersiz eve kedi almışsınız. Bak şimdi ben size ne yapacağım. Hemen odanıza çıkın. Size süresiz evden dışarı çıkma yasağı koyuyorum, dedi. Kediyi de eliyle alıp depoya fırlatıverdi. Zavallı kedi çok korkmuştu. Kadın, deponun kapısını kilitledi ve bağırarak şöyle dedi:

- Bu kediyi buraya kilitliyorum. Anahtarı da bende. Size bir ceza olsun, kedi burada aç susuz kalacak ve ölecek. Hele biriniz onu buradan çıkarmaya çalışsın, bakın o zaman görün bu evde neler olacak!

Bu sözleri duyan çocuklar çok korkmuştu. Odalarından dışarı çıkamıyorlardı. Zavallı kedi ise miyavlayıp duruyordu. Kedinin bu acı acı miyavlamaları taş kalbli kadının kalbini yumuşatmıyordu.

- Oh olsun sana. Ölene kadar seni oradan çıkarmayacağım, diyordu.

Aradan günler geçti ve kedinin miyavlaması durdu. Kedi ölmüştü ve depodaki koku evin içine yayılıyordu. Kadın kediyi depodan çıkarıp dışarıdaki çöp kutusuna atıverdi.

Kadının, kediyi bu şekilde ölüme terk etmesi yaratmış olduğu mahlukata karşı son derece şefkatli olan Cenab-ı Hakk’ı celallendirmişti. Kadının yapmış olduğu bu kötü davranışın elbette bir cezası olacaktı. Allah, onun cezasını Cehennem olarak takdir etti. Kadın bu suçunun cezasını Cehennem’de ödeyecekti. (Buhari, 2236, 3140; Müslim, 904, 2242)
Kayıtlı

Eyvah! Beş on kâfirin îmânına kandık;
Bir uykuya daldık ki; Cehennem de uyandık!
Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi, yakacaktın…
Yaksaydın a mel’unları…Tuttun bizi yaktın!
M.A.Ersoy
"Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar." Giordano Bruno
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 6923


View Profile
Re: 3 Kıssadan hisse
« Posted on: 19 Mayıs 2012, 20:13:13 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hosgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmaniz için sitemize üye olmanizi öneririm. iyi eglenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: 3 Kıssadan hisse oyunlari, 3 Kıssadan hisse programi, 3 Kıssadan hisse oyunu indir, 3 Kıssadan hisse program yükle, 3 Kıssadan hisse download, 3 Kıssadan hisse hikayeleri, 3 Kıssadan hisse resimleri, 3 Kıssadan hisse haber, 3 Kıssadan hisse yükle, 3 Kıssadan hisse videosu, 3 Kıssadan hisse msn eklentisi, sarki sözleri
Logged
hoca Nickli Üyemize Tesekkür Eden Kullanici metanoya (03 Aralık 2009, 23:40:08)
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Eğitici öyküler - kıssadan hisse Yeni
REHBERLİK
Lütfi 0 417 Son Mesaj 13 Ekim 2009, 13:26:29
Gönderen: Lütfi
Zamane fıkrası (fıkra dedik ama kıssadan hisse olduğu kanaatindeyim) Yeni
KISSADAN HİSSE
hoca 1 388 Son Mesaj 22 Kasım 2010, 09:16:26
Gönderen: Eda Özel
Bana göre kıssadan hisse :) Yeni
FIKRALAR
hoca 0 1399 Son Mesaj 10 Mart 2011, 21:08:46
Gönderen: hoca
Aceleci olma kıssadan hisse Yeni
KISSADAN HİSSE
hoca 0 1273 Son Mesaj 22 Mayıs 2011, 12:47:21
Gönderen: hoca

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap
Siteniz bizden Sitenizi yapalim
|Site Map | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Yükleniyor...