KIRIKKALE EGITIMCILER FORUMU

  • Ana Sayfa
  • FORUM
  • Yardım
  • Ara
  • Takvim
  • Giriş Yap
  • Kayıt
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
22 Mayıs 2012, 02:36:19

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



KIRIKKALE EGITIMCILER FORUMU > DÜŞÜNELİM EĞLENELİM > BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ > İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?
Sayfa: [1]   Aşağı git
« önceki sonraki »
  Yazdır  
Gönderen Konu: İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?  (Okunma Sayısı 757 defa)
hoca

Kıdemli Üye
***
Üye Puanı 283
Çevrimdışı Çevrimdışı
Üye No: 18
Mesaj Sayısı: 1346
Nereden: Ankara

900 Mesajina Toplam
1556 Kere Tesekkür Edildi
247 Mesajina Toplam
280 Kere Üye Puani Verildi

Üyelik Bilgileri
İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?
« : 30 Aralık 2008, 20:10:31 »

Ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün,1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:

İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.
Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.
İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın' deyimi buradan gelmektedir.

Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki 'kedi-köpek yağıyor' deyimi buradan gelmektedir.

Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu.Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.

Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır. Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı  (saman tutan; Türkçesi eşik idi.

Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. '

Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük' tekerlemesinin menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı . Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna 'yağ çiğnemek'  adı veriliyordu.

Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.
Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı . Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların  ağızlarında 'tabak ağzı' denen hastalık ortaya çıkıyordu. Ekmek itibara göre ölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.

Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna 'uyanma' nöbeti deniyordu.

İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir 'kemik evi'ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı.Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur bazıları da 'ölü zilci' olurdu.

Gerçekler bunlar Kim demiş tarih sıkıcıdır diye

Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia' da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu. Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti
17.yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14.Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü. 1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti...
Kayıtlı

Eyvah! Beş on kâfirin îmânına kandık;
Bir uykuya daldık ki; Cehennem de uyandık!
Mâdâm ki, ey adl-i İlâhi, yakacaktın…
Yaksaydın a mel’unları…Tuttun bizi yaktın!
M.A.Ersoy
"Allah, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar." Giordano Bruno
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 6923


View Profile
Re: İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?
« Posted on: 22 Mayıs 2012, 02:36:19 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hosgeldiniz. Ben robot moderatör olrak siteden daha fazla yararlanmaniz için sitemize üye olmanizi öneririm. iyi eglenceler.

giris  kayit
Anahtar Kelimeler: İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? oyunlari, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? programi, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? oyunu indir, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? program yükle, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? download, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? hikayeleri, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? resimleri, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? haber, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? yükle, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? videosu, İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz? msn eklentisi, sarki sözleri
Logged
hoca Nickli Üyemize Üye Puani Veren Kullanici metanoya [+](30 Aralık 2008, 20:34:56)
metanoya

*
Üye Puanı 747
Çevrimdışı Çevrimdışı
Üye No: 9
Mesaj Sayısı: 2693
Nereden: Kırıkkale

1581 Mesajina Toplam
3472 Kere Tesekkür Edildi
624 Mesajina Toplam
715 Kere Üye Puani Verildi

Üyelik Bilgileri
: İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?
« Yanıtla #1 : 30 Aralık 2008, 20:37:09 »

Ne kadar asil bir millet oldukları ortada. 
Kayıtlı

Öğrenciliğini unutmayan öğretmenler, öğretmenliğini unutmayan idareciler olmamız dileğiyle...
metanoya Nickli Üyemize Tesekkür Eden Kullanici yonetici (30 Aralık 2008, 21:07:46)
Eda Özel

*
Üye Puanı 15
Çevrimdışı Çevrimdışı
Üye No: 18341
Mesaj Sayısı: 159
Nereden: Ankara

55 Mesajina Toplam
89 Kere Tesekkür Edildi
11 Mesajina Toplam
14 Kere Üye Puani Verildi

Üyelik Bilgileri
Ynt: İngilizler'in ne kadar pis olduğunu biliyor muydunuz?
« Yanıtla #2 : 14 Mart 2011, 11:41:54 »

pff sabah sabah midem bulandı.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
« önceki sonraki »
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Nazım şeklinde Kur'an Meali olduğunu biliyor muydunuz? Yeni
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ
hoca 8 1336 Son Mesaj 27 Aralık 2008, 12:17:25
Gönderen: hoca
Yoğurt hakkında bunları biliyor muydunuz? Yeni
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ
hoca 0 327 Son Mesaj 04 Eylül 2009, 01:42:45
Gönderen: hoca
Biliyor muydunuz? Yeni
DİĞER
hoca 0 331 Son Mesaj 27 Nisan 2010, 17:24:02
Gönderen: hoca
Atatürk'ün biyoyakıt kullandırdığını biliyor muydunuz? Yeni
DİĞER
hoca 1 332 Son Mesaj 21 Ekim 2010, 13:25:00
Gönderen: ebce
Bugünün ne olduğunu biliyor musun Yeni
FIKRALAR
yonetici 2 1740 Son Mesaj 11 Mart 2011, 19:43:50
Gönderen: yonetici

Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC | Sitemap
Siteniz bizden Sitenizi yapalim
|Site Map | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML | Rss
Yükleniyor...